İstanbul Vinç Genel Müdürü Kemal İçer, Zoomlion makaslı platformların iç ve dış mekân projelerindeki performansını ve doğru ekipman kullanımının iş güvenliğine etkisini anlattı. İçer, Zoomlion makinelerin zorlu çalışma koşullarında dahi stabilite, manevra kabiliyeti ve kullanım kolaylığı açısından beklentilerini karşıladığını belirtti.
İş hayatına genç yaşlarda, saha odaklı bir bakış açısıyla başladım. Kariyerim boyunca üretim, inşaat ve endüstriyel hizmetler başta olmak üzere farklı sektörlerde deneyim kazanma fırsatı buldum. Bu süreçte beni en çok motive eden unsur; sahada gerçek ihtiyaca karşılık gelen, güvenli ve sürdürülebilir çözümler üretmek oldu. Bugün geldiğimiz noktada, bu vizyonu kurumsal bir yapıya dönüştürmüş olmaktan tüm ekibimiz adına gurur duyuyorum.

İş dünyasına ve özellikle bu sektöre adım atma süreciniz nasıl gelişti?
Yüksekte çalışma ve erişim çözümleri sektörüyle tanışmam, sahada karşılaşılan verimsizlik ve güvenlik risklerini birebir gözlemlememle başladı. Doğru ekipman kullanılmadığında hem zaman hem de insan kaynağı açısından ciddi kayıplar yaşandığını gördüm. Bu farkındalık, bizi bu alanda çaba sarf etmeye, uzmanlaşmaya ve kaliteli, güvenli ekipmanlarla fark yaratacak bir yapı kurmaya yöneltti.
Firmanızın faaliyet alanları ve uzmanlık gösterdiğiniz sektörler hakkında bilgi verebilir misiniz?
İstanbul Vinç olarak sanayi ve üretim tesisleri, AVM ve ticari yapılar, havalimanları, lojistik merkezleri, enerji ve altyapı projeleri başta olmak üzere, yüksekte çalışmanın olduğu tüm alanlarda personel yükseltici platform çözümleri sunuyoruz.
Şu ana kadar tamamladığınız projelerden bazı örnekler paylaşır mısınız?
Bugüne kadar İstanbul Havalimanı, Galataport, İstanbul Finans Merkezi, Boğaziçi Köprüsü bakım ve restorasyonu, Zorlu Center ve Sultanahmet Camii restorasyonu gibi Türkiye’nin en prestijli ve teknik açıdan en zorlu projelerinde güvenli erişim çözümleri sunduk. Bu projelerde edindiğimiz saha deneyimi; farklı ölçeklerdeki, karmaşık ve hassas uygulamalara doğru ekipman ve doğru planlama ile değer katmamıza olanak tanıyor. Her proje, teknik yetkinliğimizi ve güvenlik odaklı yaklaşımımızı bir adım daha ileri taşıyor.
Hâlihazırda yürüttüğünüz projeler hakkında bilgi alabilir miyiz?
Şu anda Türkiye’de 7 farklı bölgede, kendi personelimiz ve makinelerimizle, eş zamanlı olarak devam eden birçok endüstriyel bakım, montaj ve yapı uygulama projesinde aktif rol alıyoruz. Özellikle sürdürülebilir, emisyonsuz ve düşük gürültülü çözümlerin ön planda olduğu projeler artış gösteriyor. Bu da makine parkımızın sürekli gelişmesini zorunlu kılıyor.
Makine parkınız ve makine seçim kriterleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Makine parkımız, Türkiye’de 7 bölgede konumlanan 1300’ün üzerinde platformdan oluşuyor.
Makine seçiminde iş güvenliği standartları, saha performansı, bakım ve servis kolaylığı
bizim için temel kriterler.

Parkınızda kaç adet ve hangi model Zoomlion makinesi bulunuyor?
Makine parkımızda Zoomlion’un farklı çalışma yüksekliklerine sahip 160 adet makaslı platformu ve forklifti bulunuyor. Özellikle ZS serisi akülü makaslı platformlar, iç mekân projelerinde aktif olarak kullanılıyor.
Zoomlion markasını tercih etmenizin başlıca nedenleri nelerdir?
Zoomlion; teknoloji, fiyat-performans dengesi ve ürün çeşitliliği açısından güçlü bir marka. Bunun yanında satış sonrası destek, yedek parça erişimi ve mühendislik altyapısı da tercih sebebimiz. Uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımı, bizim vizyonumuzla örtüşüyor.
Zoomlion makinelerinin sahadaki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sahadaki performanslarını oldukça başarılı buluyoruz. Zorlu çalışma koşullarında dahi stabilite, manevra kabiliyeti ve kullanım kolaylığı açısından beklentilerimizi karşılıyor. Bu da projelerin zamanında ve güvenli şekilde tamamlanmasına katkı sağlıyor.
Doğru makine seçiminin projelerdeki önemi nedir?
Doğru makine seçimi iş süresini kısaltır, iş güvenliğini sağlar, maliyetleri optimize eder. Yanlış ekipman, sadece işi zorlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ciddi riskler de doğurur. Bu nedenle her projede keşif, analiz ve doğru yönlendirme yapmayı temel prensip olarak görüyoruz.

