5 Haziran 26, Cuma
spot_img

Potas Madeninde Hızlı Şaft Başlığı Değişimi

Yeni şaft başlığı modüler parçalar halinde sahaya sevk edildi, yerinde monte edilerek saatler içinde devreye alındı. Potasyum içeren ve özellikle gıda üretiminde yaygın olarak kullanılan ince yapılı bir mineral olan potas, Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde zengin rezervler halinde bulunuyor.

Mammoet, 2027 yılında üretime başlaması planlanan BHP’nin Jansen potas madeninin inşasında Ledcor’a destek sağladı. Tam kapasiteye ulaştığında tesisin dünyanın en büyük potas madenlerinden biri olması ve yıllık yaklaşık 8,5 milyon ton üretim gerçekleştirmesi öngörülüyor.

Madencilik operasyonlarında şaft başlığı, insan, ekipman ve malzemelerin yer altı ile yer üstü arasında taşınmasını sağlayan kritik bir yapı olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında Mammoet’in temel görevi, mevcut şaft başlığı yapısının alt bölümünü sökerek daha yüksek kapasiteli yeni bir üniteyle değiştirmek oldu. Ayrıca, kurulumun gerçekleştirileceği yapı içerisinde yer alan merdiven kulesi modülünün kompleks kaldırma operasyonuna da destek verildi. Jansen sahasının uzak konumu nedeniyle projede modüler inşaat yaklaşımı benimsendi. Bu yöntem sayesinde bileşenler ön üretimle hazırlanarak sahaya taşındı, yerinde monte edildi ve hızlı şekilde devreye alındı. Mammoet’in ağır kaldırma ve taşıma konusundaki uzmanlığı, sahadaki ekipman ve operatör ihtiyacını minimize ederken, farklı imalat süreçlerinin paralel ilerlemesine olanak tanıyarak proje süresinin kısaltılmasına katkı sağladı.

Uzun Soluklu Planlama ve Saha Hazırlıkları

Projenin planlama süreci uzun yıllara yayılıyor. Mammoet’in projeye ilk dahil oluşu, 2013 yılında mevcut şaft başlığı ünitesinin inşasıyla başladı. Yeni şaft başlığına ait modüller, Edmonton ve Alberta eyaletindeki çeşitli uzman tesislerde ön üretim yöntemiyle hazırlandı. Merdiven kulesi modülleri de aynı şekilde Edmonton’da üretildi.

Bileşenler, taşıma kirişleriyle donatılmış platform römorkları kullanılarak sahaya sevk edildi. Mammoet Proje Yöneticisi Mike de Wilde, lojistik süreçte karşılaşılan zorlukları şu sözlerle aktardı: “Jansen sahası büyük ölçüde tarım arazileriyle çevrili. Bu nedenle standart park ve lojistik alanları bu büyüklükteki modüller için yeterli olmadı. Taşıma programının son derece hassas şekilde planlanması ve yönetilmesi gerekiyordu.” Saha hazırlıkları kapsamında zemin koşulları da kritik bir parametre olarak değerlendirildi. Özellikle bahar aylarında yumuşayan zemin nedeniyle, yerleştirme alanı ile kuyu çevresi arasında kapsamlı zemin yükleme testleri gerçekleştirildi.

Karşı ağırlık taşıyan SPMT’ler kullanılarak potansiyel çökme riskleri analiz edildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, zemin taşıma kapasitesinin yetersiz olduğu belirlenerek 400’ün üzerinde vinç altlığı sahaya mobilize edildi. Ayrıca yeni şaft başlığı modülünün yükünü güvenle taşıyabilmek için kuyu ağzı çevresindeki zemin güçlendirildi. Bu kapsamda bodrum seviyesinde, yaklaşık 21 metre yüksekliğinde kulelerden oluşan bir destek sistemi inşa edildi. Mammoet’in küresel ekipman filosu sayesinde, Dubai ve İngiltere’deki tesislerinden ek çelik destekler sahaya sevk edilerek zorlu saha koşullarına rağmen operasyonel riskler minimize edildi.

Ağır Kaldırma Operasyonu

Modüllerin sahaya ulaşmasının ardından mevcut şaft başlığı yapısının sökümüne ve yeni sistemin kurulumuna geçildi.

796 ton ağırlığındaki başlık yapısının altına, çelik desteklerle güçlendirilmiş 22 ve 20 akslı SPMT kombinasyonu konumlandırıldı. Zemin taşıma basıncı limitlerinin aşılmaması adına bu yöntem tercih edildi. SPMT’ler, hidrolik kaldırma sistemlerini kullanarak yapıyı kontrollü şekilde kaldırdı ve geçici desteklerin sökülmesine imkân sağladı. Ardından modül, belirlenen indirme sahasına taşındı. Yeni başlık yapısının kurulumundan önce, Mammoet 60 tonluk merdiven kulesi bağlantısını entegre ederek sistemin yapısal bütünlüğünü sağladı.

Bir Liebherr LR1300 paletli vinç yardımıyla halatlı krikolar ve ekipmanlar bina içerisine alındı. Kurulan sistem, halatlı krikolar ve makaralar aracılığıyla merdiven kulesi modülünün alt seviyeden üst seviyeye taşınmasını sağladı. Yaklaşık 200 fit uzunluğundaki kablo sistemiyle gerçekleştirilen bu operasyon, yüksek hassasiyet gerektiren bir kaldırma süreci olarak öne çıktı. Mevcut başlık yapısının sökülmesiyle oluşan açıklık, Liebherr LR1500 paletli vinç yardımıyla merdiven modülünün konumlandırılmasına olanak tanıdı. Modül, makaralar ve zincirli kaldırma ekipmanlarıyla hassas şekilde hizalanarak nihai pozisyonuna getirildi.

Zorlu Koşullarda Hassas Montaj

Projenin son aşamasında, yaklaşık 2.090 ton ağırlığındaki yeni şaft başlığı yapısının montajı gerçekleştirildi. Bu yapı, önceki sisteme kıyasla yaklaşık 1.300 ton daha yüksek ağırlığa sahipti.

Taşıma operasyonu için toplam 80 aks hattına sahip iki adet çift SPMT sistemi kullanıldı. Uygun taşıma konfigürasyonunun belirlenmesi, operasyonun en kritik aşamalarından biri oldu.

Bu proje, Mammoet’in modüler inşaat, ağır kaldırma ve entegre mühendislik çözümlerindeki uzmanlığını ortaya koyuyor. Ön üretim ve sahaya hazır teslim yaklaşımı, zaman yönetimi ve maliyet optimizasyonu açısından önemli avantajlar sağladı. Tüm bileşenlerin planlanan takvimde sahaya ulaşması ve sorunsuz şekilde entegre edilmesi için kapsamlı mühendislik çalışmaları yürütüldü. Mammoet, bu projeyle birlikte müşterilerine mühendislik, lojistik ve iş güvenliği alanlarında yüksek standartlar sunma yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu.

Benzer Yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Eklenenler